Sorunlar Zamanla Geçmez Acısı Size Geçer Sizde Zamanla Acısına Alışırsınız! ( Ramazan ALTUNÖZ )

Herkes sorunsuz bir hayat ister yani bir cennet arar! Bir yanda huriler nuriler olsun bir yandan bal ırmakları ve gençlik iksiri olsun! Ondan sonra arzular şelale, zevki sefa Nil  ve Amazon nehirleri gibi aksın! Böyle şeyler yazmaya devam edersem hep rüya alemine dalarsınız ama hayat bir Osmanlı tokatı gibi yüzümüze çarpar durur! Yani sorunlar zamanla geçmez, sadece acısı size geçer, sizde zamanla acısına katlanmayı öğrenirsiniz! Örnek mi? Buyrun okuyun!

Peşinden koşmuşsun, canını malını dişine değil  hep onun önüne sermiştin! O herşeyindi, malın mülkün bir yana canını bile istese düşünmeden verirdin! Sonra birgün duydunuz ki o canınız sevgiliniz, kocanız, karınız sizi aldatmış ortada mal gibi kalmışsınız! O zaman saniyeler, dakikalar saatler aylar, yılların her biri aklınıza beyninize kalbinize birer kezzap damlası gibi düşmez mi? Sizi cehennem gibi cayır cayır yakmaz mı? Acısı geçer mi? Aşk zamanla her şeyi afferder mi?

En yakın dostunuz, en güvendiğiniz sırdaşınız, çelik kasanızdan bankanızdan bile daha çok itimat ettiğiniz kankanız bir anda sizi satmış! Gitmiş düşmanınızla dost olmuş, sizin sırlarnızı tek tek dizmiş düşmanlarınızın emrine! Burnuzu ne zaman karıştırmışsınız, götünüzü göbeğinizi nerde ne zaman karıştırmışsınız hepsini görüntülü ve sesli olarak düşmanınızın önüne sermiş! İçmek istediği soğuk intikamına meze etmiş hepsini! Acısı geçer mi? Zehirli hançer gibi yüreğinizi bir daha bir daha deşmez mi? Zaman her şeyi afferder mi?

Anan baban seni dünyaya getirmiş! Yememiş içmemiş sana bakmış büyütmüş, okutmuş güya adam etmiş! Üniversiteyi bitirmişsin vefa borcunu ödeyeceksin, kendi ayakların üzerinde duracaksın, yuva kuracaksın, hayallerinin peşinde koşacaksın, kendi hikayenin kahramanı olacaksın! Fakat bunun için bir işe ihtiyacın vardı! Ararsın tararsın, kırk takla atarsın ve bütün kapılar vururmuş tokatsavar gibi yüzüne çarpar durur! Yine boynun bükük hayallerini ertelersin, yine boynun bükük ana-babadan harçlık istersin! Bu bir iki üç deği! Aylarca yıllarca sürer! Acısı geçer mi? Kol gibi geçmez mi? Sen bir düşün bir daha istersen!

Ne zaman bir şey istedilerse hemen yaptın! Bazen anandan babandan gardaşından yakın sandın! Soğanın cücüğünü beraber kırıp yediniz, fındıkları beraber kırdınız! Gece yarısı başım belada tabancamı unuttum helada dedi, hemen koştun gittin! Para pul lazım abi barda sazda rehin kaldım dedi, hemen hızır gibi yetiştin kurtardın! Borcum var, haciz gelecek dedi tüm paranı yine verdin! Beni tehdit ediyorlar dedi gittin göğsünü siper ettin! Biraz hasarlı çıktın ama boşver herşey arkadaş içindi! Vicdanın rahattı taki birgün canciğer arkadaşına pire kadar küçük bir işin düşünceye kadar! Herkesi kendin gibi sanmıştın ta ki en yakın arkadaşın kendin işini kendim yap kusura bakma çok meşgülüm, başımı kaşıyacak vaktim yok, sonra seni ararım şimdi seninle konuşamam deyinceye kadar! O zamanında yaptığın bütün iyilikler bumerang olup  bir daha bir daha aklını paramparça etmez mi? Zamanla her şey geçer mi?

Miras malı gibi hor görmedin, Elin işi diye hakir görmedin! Kendi işin gibi bildin, sahiplendin, kaytarmadın, mala malzemeye yan gözle, alıcı gözle bakmadın! Her ay bütün sıfatlar senindi, en çalışkandın, en dürüsttün, en güvenilir elemandın! Bu yüzden bütün işler hoppa sana! başkaları oturur sen çalışırdın, başını kaşıyacak zamanın kalmazdı! Sonra bir gün yok mali kriz oldu, yok küresel maddi daralma oldu! Yok patrona, müdüre, ustaya yalakalık yapmadın, bir güzel yağlamadın! Hayat zor, çoluk çocuğum var diye ağlamadım! Bu yüzden ilk krizde namlunun ucuna, topun ağzına, kapının önüne, sen sürüldün! Artık sen de işsizler ordusunun bir neferiydin! Vefanın sadece bir semt adı olduğunu hatırladın büyük bir öfkeyle! İş yok güç yok artık! Ana baba, çoluk çocuk hanım ne der sana! Acısı iyi mi ? yoksa biraz daha mı sürelim. Acılı Adana dürümü gibi gözlerinin önünden geçer film şeridi!

Yine herkesi kendin gibi sandın! Saf oldun, yardım ettin, borç verdin, kefil oldun! iyilik yap denize at dedin! Dürüstlük, sosyallik ve yardım severlik insanlık görevidir dedin! Ve bir gün baktın ki düz hayat dümenin kırılmış! Artık yol alamıyorsun çünkü verdiğin hiçbir şey geri gelmedi! Ne borçlar, ne iyilikler, ne yardımlar hepsi yalan oldu! Elinde avcunda ne varsa hepsi uçtu gitti! Artık kimse telefonlara çıkmıyor! kimse sana canım dotum kardeşim aşkım demiyor! Bütün kapılar kapanmış koyun olmuş kendi bacağından asılmışsın! Elinden bir tutan yok! Aklına geldikçe hatırladıkça bir zamanlar yaptığın iyilikler sana teker teker saf salak enayi olarak döndükçe zaman geçer mi? Acısı zamanla geçer mi? Kafanda dost, güven, iyilik, güzellik anlamlarını delik deşik etmez mi?